İçeriğe geç

Terapi Yaklaşımı

Danışanın ihtiyacına, yaşına ve çalışılan konuya göre tek bir yönteme bağlı kalmak yerine bütünleyici bir yaklaşım kullanıyorum. Aşağıda birlikte çalıştığım üç temel psikoterapi yaklaşımını özetledim.

Psikodinamik Terapi

Psikodinamik terapi, kişinin bugün yaşadığı duygusal güçlükleri, ilişki örüntülerini ve tekrarlayan yaşam döngülerini daha derin bir perspektiften anlamaya yönelik bir terapi yaklaşımıdır. Geçmiş deneyimlerin, erken dönem ilişkilerin ve bilinçdışı süreçlerin kişinin bugün kendisiyle, çevresiyle ve ilişkileriyle kurduğu bağ üzerindeki etkisini ele alır.

Terapi sürecinde amaç yalnızca mevcut belirtileri hafifletmek değil, bu belirtilerin altında yatan dinamikleri anlamaktır. Kaygı, depresif duygulanım, ilişki sorunları, özgüven güçlükleri, tekrarlayan ilişki döngüleri, ayrılık ve kayıp süreçleri gibi farklı alanlarda çalışılabilir. Kişinin kendisini ve ilişkilerini daha derinlikli biçimde tanımasına, içsel çatışmalarını fark etmesine ve daha işlevsel baş etme yolları geliştirmesine alan açılır.

Süreç; kişinin terapiye başvurma nedenleri, yaşam öyküsü, ilişkileri ve ihtiyaçlarının birlikte ele alınmasıyla başlar. Terapi ilerledikçe kişinin tekrarlayan duygu ve ilişki örüntüleri, içsel çatışmaları ve kendisiyle kurduğu ilişki üzerinde çalışılır. Terapist ile danışan arasında gelişen terapötik ilişki de bu keşif sürecinin önemli bir parçasıdır.

Psikodinamik terapinin amacı geçmişte yaşananları yalnızca anlamlandırmak değil; geçmiş deneyimlerin bugünkü yaşam üzerindeki etkisini fark ederek kişinin kendisiyle ve ilişkileriyle daha özgür, bütünlüklü ve işlevsel bir ilişki kurabilmesine eşlik etmektir.

EMDR Terapisi

EMDR (Eye Movement Desensitization and Reprocessing — Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme), kişinin yaşadığı travmatik veya yoğun duygusal deneyimlerin zihinde daha sağlıklı bir biçimde işlenmesine yardımcı olan, yapılandırılmış ve kanıta dayalı bir psikoterapi yaklaşımıdır. Özellikle kişinin geçmişte yaşadığı deneyimlerin bugün devam eden kaygı, korku, tetiklenme, kaçınma ya da olumsuz düşünce ve inançlar üzerindeki etkisini ele alır.

Terapi sürecinde amaç, yalnızca yaşanan olayın hatırlanmasını sağlamak değil; olayla bağlantılı yoğun duyguların, bedensel tepkilerin ve kişinin kendisiyle ilgili olumsuz inançlarının yeniden işlenmesine alan açmaktır. Travmatik yaşantıların yanı sıra kayıp, kaza, ayrılık, ilişki deneyimleri, çocukluk yaşantıları ve kişinin bugününü etkileyen zorlayıcı deneyimler üzerinde de çalışılabilir.

EMDR süreci, öncelikle kişinin mevcut ihtiyaçlarının ve terapi hedeflerinin belirlenmesiyle başlar. Güvenli ve iş birliğine dayalı terapötik ilişkinin oluşturulmasının ardından, üzerinde çalışılacak deneyimler ve bunlara eşlik eden duygu, düşünce ve bedensel tepkiler ele alınır. Uygun aşamada, çift yönlü uyarım teknikleri kullanılarak bu anıların daha uyumlu bir biçimde işlenmesi hedeflenir.

EMDR terapisi, geçmişte yaşananların silinmesini değil, kişinin bu deneyimlerle kurduğu ilişkinin dönüşmesini amaçlar. Süreç ilerledikçe tetikleyicilerin üzerindeki yoğunluğun azalması, kişinin kendisiyle ilgili daha işlevsel ve bütünlüklü bir bakış geliştirmesi ve bugününü geçmişin etkisinden daha özgür yaşayabilmesi hedeflenir.

Oyun Terapisi

Yönlendirilmemiş oyun terapisi, çocukların duygu ve deneyimlerini oyun yoluyla ifade etmelerine alan tanıyan bir terapi yaklaşımıdır. Çocuk, terapi sürecinde kendi oyununu ve temasını belirler; terapist ise çocuğu yönlendirmekten çok onu dikkatle gözlemleyerek, anlayarak ve güvenli bir ilişki alanı sunarak eşlik eder.

Seanslarda çocuğun seçtiği oyuncaklar ve oyunlar aracılığıyla kendini ifade etmesine fırsat verilir. Çocuğun oyun içerisinde ortaya koyduğu duygu, düşünce, çatışma ve ihtiyaçları terapötik ilişki içerisinde ele alınır. Amaç çocuğa ne yapması gerektiğini öğretmekten ziyade, kendisini özgürce ifade edebileceği güvenli bir alan oluşturmaktır.

Bu süreç; duygularını ifade etmekte zorlanan, kaygı, korku, öfke, uyum güçlüğü, davranış sorunları veya yaşantısal değişiklikler yaşayan çocukların duygusal dünyalarını anlamalarına ve desteklenmelerine yardımcı olabilir.