Yetişkinlerin kelimelerle anlattığı duyguları, çocuklar oyunla anlatır. Çünkü oyun, çocuğun doğal dilidir. Oyun terapisi tam da bu temel üzerine kuruludur: Çocuğa “ne hissediyorsun?” diye sormak yerine, çocuğa güvenli bir alan ve seçilmiş oyuncaklar sunmak; onun bu alanda ne yaşadığını, iç dünyasını nasıl ifade ettiğini anlamak.
Oyun terapisi hangi yaşlarda uygulanır?
Oyun terapisinin klasik yaş aralığı 3–12 yaştır. Daha küçük çocuklarda ebeveynle beraber çalışılan “filial terapi” tercih edilir; ergenlerde ise sanat, hikâye ve bazı oyun unsurları terapi sürecine entegre edilir.
Hangi durumlarda etkilidir?
- Kaygı, korku ve fobiler
- Aile içi değişimler (boşanma, taşınma, kardeş doğumu)
- Travmatik yaşantılar
- Öfke patlamaları ve agresyon
- Okul uyumu problemleri
- Yas süreçleri
- Özgüven ve sosyal beceri problemleri
Çalıştığım oyun terapisi yaklaşımları
Danışan Merkezli Oyun Terapisi (CCPT)
Virginia Axline’ın Carl Rogers’ın danışan merkezli terapisinden uyarladığı yaklaşım. Çocuğa koşulsuz kabul, yargısız bir alan ve kendini keşfetme özgürlüğü sunar.
Filial Terapi
Ebeveyni “ko-terapist” olarak sürece dahil eden yaklaşım. Terapist, ebeveyne temel oyun terapisi becerilerini öğretir; ebeveyn haftada bir çocuğuyla özel oyun seansları yapar. Çocuk-ebeveyn bağını güçlendirir.
Developmental Touch Therapy
Bebeklik dönemi tamamlanamamış dokunma ve bağlanma deneyimlerini onaran, duyusal temas üzerine kurulu bir yaklaşım.
Bir seansta neler olur?
Standart bir oyun terapisi seansı 45 dakikadır. Oda, çocuğun seçebileceği oyuncaklarla donatılmıştır: Kum tepsisi, bebekler, hayvanlar, araçlar, figürler, boyalar, kuklalar. Çocuk ne oynamak istediğine kendisi karar verir; terapist süreci yönlendirmez, çocuğun oyununu takip eder ve zaman zaman duygularını yansıtır.
Ebeveyn süreci nasıl takip eder?
Her 4–6 haftada bir ebeveyn görüşmesi yapılır. Çocuğun seanstaki içeriği gizli tutulur (çocuğun güveni için kritik), ancak genel ilerleme, gözlemlenen temalar ve ev ortamında yapılabilecekler konuşulur.